9 March 2018
Gebelikte düşük yapmak

Gebelikte düşük gebeliğin 20. haftadan önce sonlanması olayına   verilen isimdir.

Gebelikte düşük en çok kimlerde görülür ?

Gebelikte DüşükDüşükte en önemli faktör şüphesiz anne ve baba adayının yaşıdır. Doğal olarak anne ve baba yaşı ilerledikçe oluşacak yumurta ile sperm hücrelerinin bozuk olma ihtimalini arttıracaktır. Bunun dışında anne adayında bulunan bazı hormonsal bozukluklar ya da kronik hastalıklar düşük yapma riskini arttırmaktadır. Anne adayının tekrarlayan erken gebelik kaybı olması da maalesef ki bu riskin bir daha yaşanmasına sebep olabilmektedir.

Gebelikte düşük yaptığımı nasıl anlarım?

20. Gebelik haftasından önce gebeliğin sonlanması olayına düşük denildiğini yukarıda belirtmiştik. Gebeliğin sonlanması kişilerin kendi isteğiyle olursa yasal olarak gebeliğin tahliyesi; anne ve bebeğin hayatını tehdit edecek bir durum oluştuğunda ve 20 haftadan önce olursa tıbben düşük adı verilmektedir. Düşüğün belirtileri arasında vajinal kanama en önemli ve bulunması gereken bulgudur. Bunun yanında adet ağrısı veya benzeri daha şiddetli ağrıların görülmesi de düşüğün belirtileri arasındadır. Nadir olsa da mide bulantısı, halsizlik, göğüslerde dolgunluk gibi bulguların hissedilmesi de düşüğün habercisi olabilir.

Klinik olarak kanıtlanmış bir gebeliğin düşükle sonuçlanma ihtimali yüzde 10-25 arasında değişiklik göstermektedir. Tüm gebelikler temel alındığında ise bu oranın yüzde 40’lara kadar çıktığını görüyoruz. Çünkü anne adayı gebe olduğunu fark etmeden henüz adet gecikmesi olmadan sonlanan gebeliklerde mevcuttur.

Hamilelikte düşük yaşamamak için nelere dikkat etmeliyiz?

Öncelikle hamile kalmadan önce anne adayının bir jinekolojik muayenesinin yapılması gebelik sırasında oluşabilecek tüm problemler açısından çok önemlidir. Anne adayının bu şekilde gebelik öncesinden değerlendirilmesi gebelikte karşılaşabilecek düşük riskleri arasından önlem almasını kolaylaştırır. Ayrıca anne adayı sigara ve alkol tüketmemelidir. Doktoruna danışmadan aldığı ilaç veya hap düşüğe neden olabilmektedir.

Posted in Gebelik ve Doğum by altanyigit altanyigit
9 March 2018
Normal doğum

Normal Doğumun Tehlikeleri Nelerdir?

Elbette ki normal doğumda da bir takım tehlikeler mevcuttur. Normal doğum tehlikeleri önceden ne olacağını bilmediğimizden dolayı her an bir sorun gelişebilir. Bundan dolayı doğum yavaş ilerleyebilir veya anne adayı acil olarak sezaryene alınabilir. Normal doğum sırasında doktorunuzun tecrübeli olması da önemlidir. Bütün olaylar karşısında sakinliğini korumalı ve her ihtimale karşı acil sezaryeni yedekte tutmalıdır.

Normal doğum tehlikeleriBildiğiniz üzere normal doğumda anne adayına büyük iş düşmektedir. Ikınarak bebeği dışarı doğru itmelidir. Normal doğumda annenin ıkınmaları yetersiz geldiğinde doğal olarak bebeğin kalp atışları yavaşlamaktadır. Burada bebeğin bozulan kalp ritmine göre vakum uygulaması hazır tutulmalıdır.

Sezaryende de normal doğumda da annenin karnında yırtıklar oluşabilmektedir. Oluşan bu yırtıklar ileride idrar kaçırma problemine neden olmaktadır. Her anne adayı doğum yaptıktan sonra mutlaka bir sorun var mı diye kontrole gitmelidir. Çok nadir olsa da doğum yaptıktan sonra mesane sarkması olarak adlandırdığımız sistosel problemiyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Yine buda doğumdan sonra idrar kaçırma sorununa yol açmaktadır. Fakat bunun tedavisi için yeniden ameliyat masasına yatmanız gerekebilir.

Normal doğumun göz ardı edilmemesi gereken risklerinden biriside şüphesiz sancının sizi nerede, ne zaman yakaladığıdır. Eğer büyük bir şehirde yaşıyorsanız hastaneye yetişemeyebilir, gerekli müdahale yapılamayabilir.

Evde Normal Doğum Yapılabilir Mi?

Uzmanlar evde normal doğum yapmayı hastalarına önermemektedir. Bunun nedeni evde yapılan doğumlarda hastanın pek çok sorunla karşılaşabilme riskidir. Anne adayı ve bebeğin hayatı riskte olduğu için evde doğumu uzmanlar kesinlikle tavsiye etmemektedir. Ayrıca evde yapılan doğumlarda dezenfekte sorunu vardır. Bunun sonucunda anne adayı veya bebek enfeksiyon kaparak hayatını kaybetme ihtimalleri bulunmaktadır. Hastane gibi steril bir ortamda ve uzman doktorlar eşliğinde normal doğum yapılması önerilmektedir.

Posted in Gebelik ve Doğum by altanyigit altanyigit
9 March 2018
Hamilelikte Uyku Problemi

Hamilelikte uyku problemi çoğu anne tarafından yaşanmakta olan bir problemdir. Bizde sizler için hamilelik döneminde karşılaşılan uyku problemlerini derledik. Sizde makalemizi okuyarak sorunlarınıza çare bulabilirsiniz.

İlk öncelikle hamile bir anne adayı uyku pozisyonuna çok dikkat etmelidir. Gebelikte tercih edilmesi gereken uyku pozisyonu sol tarafa doğru uyuma pozisyonudur. Yapılan bilimsel çalışmalar sonucu sol tarafa doğru uyuyan anne adaylarının, bebeğin beslenmesini ve kan akışını daha kolay bir hale getirdiği kanıtlanmıştır. Hamilelikte uykunun artış gösterdiği ilk üç ayda, vücut ağırlaşmadan anne adayının kendini sol tarafa doğru uyumaya alıştırmasını öneriyoruz. Çünkü kolay bir hamilelik geçirmek istiyorsanız vücudunuzu bu pozisyona daha çok erkenken alıştırmanızı tavsiye ediyoruz.

Hamilelikte Uyku ProblemiUykunun hamilelik gelişimindeki rolü hem bebeğin gelişimi hem de annenin sağlığı açısından önemlidir. Hamile bayanlarımızın en az altı saat uyumaları gerekmektedir. Dolayısıyla gebe kalan kişilerin iş programlarını bu altı saate göre ayarlamaları tavsiye edilmektedir. Aksi takdirde hem bebeğin gelişimi hem de anne adayının sağlığı tehlikeye girmektedir.

Bayanlarımızın %78’i hamilelik süreci boyunca uyku problemi yaşamaktadır. Siz bu sorunlarla karşılaşmak istemiyorsanız gebeliğinizi öğrendiğiniz ilk günden itibaren uyku alışkınlığınızı ve uyku pozisyonunuzu düzene koymalısınız.

Dönemine göre hamilelikte uyku problemi değişiklik göstermektedir. Hamileliğin ilk üç ayında anne adayında aşırı bir uyku isteği varken hamileliğin son aylarına doğru uykusuzluk, sık uyku problemleri ve sabah aşırı yorgun uyanma gibi problemlere rastlanabilir.

Hamilelik süreci boyunca uykuya dalmakta veya sık uyku bölünmeleri yaşayabilirsiniz. Bu sorunları çözmek istiyorsanız gün içerisinde alacağınız önlemler rahat uyumanızı sağlayabilir. Anne adayları gün içerisinde sıvı alımını arttırıp, akşam saatleri kısıtladığında gece sık tuvalete gitmeyi engelleyebilirler. Midenizi rahatsız edecek yiyeceklerden kaçınmaya özen gösterin. Ayrıca gece yatmadan önce alacağınız bir ılık duşla mışıl mışıl uyuyabilirsiniz.

Posted in Gebelik ve Doğum by altanyigit altanyigit
9 March 2018
Hamilelikte Kanama

GEBELİKTE KANAMA

Hamilelikte Oluşan Kanamanın Nedenleri:

Hamilelikte Kan Uyuşmazlığı

Gebelikte kanama olması hemen hemen her bayanın yüreğini ağzına getirmektedir. Kanaması olan her bayana, ‘acaba bebeğe bir şey mi oldu’ endişesini yaşatır.

 

Genelde bu tarz problemler normal bir duruma işeret değildir. Bu yüzden de sürekli / düzenli olarak doktor kontrolüne gidilmesini öneriyoruz. Gebeliğin henüz ilk aylarında yaşanan kanamalar; dış gebelik belirtisi, mol gebelik, bozulmuş gebelik, anembriyonik gibi nedenlerden ötürü kaynaklanabilir.

 

Doğum yaklaştıkça, son aylarında gerçekleşen kanamalar da plasentayla (bebeğin eşi ile)  ilgili olabilir. Plasenta, her zaman rahim duvarının üst kısmında yer almalıdır. Rahim duvarının üst kısmında değil de alt bölgelerine yerleştiği zaman, bu duruma ‘plasenta previa’ adı verilmektedir.

 

Plasenta previa, gebelikte istenmeyen bir durumdur. Plasentanın aşağı yerleşmesi dışında, plasentanın erkenden ayrılması da yine tehlikeli bir durumdur ve kanama olması sebebidir.

 

Hamileliğinin son haftalarında aniden başlayan ve sancıyla birlikte kanaması olan bayanlar, mutlaka doktora görünmeli ve duruma bakılması gerekmektedir. Normalde doğum sonrası ayrılan plasenta, bebek doğmadan ayrılmaya başlamış olabilir ve tehlikeli bir durum ile karşılaşılabilir.

Gebeliğin her döneminde vajinal kanama görülebilir. Bu kanamaların çoğu zaman normal kabul edilmez. Gebeliğin herhangi bir döneminde kanamanız olduysa mutlaka doktor muayenesine gidilmelidir.

 

Tabi ki, hamilelikte kanama olması her zaman kötüye yorulmamalıdır. Gebeliğin ilk aylarında yaşanan vajinal kanamalar çoğunlukla iyi huylu olabiliyor. Örneğin; implantasyon kanaması dediğimiz ‘embriyonun rahimin içerisine yerleşirken’ bıraktığı kanamadır. Yani bebeğin, rahime tutunurken bıraktığı kanamadır. İmplantasyon kanamaları, bebeğe veya anneye zarar vermez. Geçici ve az kanamalı olurlar.

 

Bir de, plasentanın yarattığı progesteronun daha önce üretilen progesteronla yer değiştirme döneminde hafif lekelenme şeklinde olan kanamalar vardır.

Ancak gebeliğin ilk üç ayında kanamanın birkaç takım sebebi olabilir:

Bu sebeplerin başında;

 

  • Düşük yapma
  • Düşük tehditi
  • Yerleşme kanaması
  • Dış gebelik,
  • Bozulmuş gebelik,
  • Hamilelik üzerine adet görme
  • Anembriyonik gebelik
  • Mol gebelik
  • İdrar yolu enfeksiyonu
  • Plasenta previa
  • Plasentanın erken ayrılması
  • Erken doğum
  • Servikal tahriş

dediğimiz değişik gebelik türleri olabilir.

Hamilelikte kanama görüldüğü zaman, bu yazılanlardan biri sizde var olabilir. O yüzden vakit kaybetmeden mutlaka kadın doğum doktorunuza başvurmalısınız.

 

Gebelikte Son Aylarda Yaşanan Kanama Problemler:

  • Oluşan polipler
  • Premature doğum ihtimali
  • Döl yatağı yırtığı
  • Plasenta previa
  • Plasenta ayrılması
  • Kanser
Posted in Gebelik ve Doğum by altanyigit altanyigit